Archive for the ‘Yazılar’ Category

Evet, acaba biz de mi dinazor olduk yoksa zaman geçtikçe her şey kötüleşmeye mi başlıyor?

Olayı şöyle açabilirim bir zamanlar biz de çok gençtik, metal ateşiyle yanıp tutuşuyorduk. Konser diye ağlıyor, bulduğumuzda sapıtıyorduk (iyi manada). 2-3 albüm bulunca hele ki yeni çıkan bir şey oldu mu havalara zıplıyorduk. Her tanıştığımız insan önem taşıyor, metal dostlukları büyüyordu. Bizim için her şeyin her günün bir önemi, değeri vardı.

Ama tüm bu yaşanılanlar şimdi geride birer hatıra! Bazıları kayıplarda, bazıları hala telefon rehberimizde. Geriye dönüp baktıkça, özlem duymaktan başka yapılan bir şey yok. Şimdiye baktıkça lanet okumaktan başka yaptığımız yok. Hep ah o eski günler, ortamlar diyoruz… Şimdi ki zamanda mı mutsuz oluyoruz yoksa çok mutluluk yaşadık da tükendi de her şey ondan mı böyleyiz? Sanki her şey dejenere olmuş. Artık müzik bile çıkar için yapılır olmuş! Ki bir zamanlar hayatımızı ortaya koyduğumuz,tüm benliğimize işlediğimiz bir müzikti. Belki ben ve benim gibi bazıları için hala öyle. Ama geriye dönüp baktıkça, şimdi hiç olmasaydı diyorum! Neden her şey bu kadar sahte? Neden sadece boş işler peşinde herkes? İnsanlar için belki de her şey çok kolay, her şey elinin altında, tüm dünyaya dakikada ulaşabiliyorsun, yeni çıkan bir grubu, albümü, tişörtü vs… her şeyi çok rahat elde edebiliyorsun. Biz hep zorluk çektik de o yüzden mi her şey çok kıymetli, değerli oldu bizim için? Evet bence çok değerliydi, halen de öyle. Bu müzik, bu yaşam tarzımız bizim her şeyimiz farkında olmasak bile. Kendimize ne kadar değer veriyorsak, onu da öyle önemsiyoruz. İşte belki de bundadır fark? Bazı değerler, yok olmuş çünkü artık benimsenmiyor, öylesine takılmak amaç belki de? Zaten elinin altında olan bir şeyi sadece değerlendirmek zaman geçirmek… Bu yüzden her şey boş… Bu yüzden kenetlenmek yerine, bölünülüyor…

Herkes birbirine düşman. Kim ki onlar? Aynı müzik, yaşam tarzı için yaşayan, kalbini bu camiaya açmış insanlar. Aynı değerleri paylaşıp da düşman olmak nasıl bir duygu? Yoksa yeni çağın kuralımı bunlar, paylaşmak, değer vermek, korumak için yaşama; bölün, düşman ol, kendi içinde karmaşa yarat. Bu kaos nereye kadar sürebilir? Bir gün bir patlama yaratmaz mı? Biraz geriye dönük yaşasak, bazı değerleri benimsesek çok mu güç olur?

Yaşamaya değmeyecek bir şey midir bu? Birlikteliği, gücü hiçe sayacak kadar değersiz olmaz ki… Bir zamanlar metal kardeşliği dediğimiz şey artık sadece kalleşliğe dönüşmüş! Zaman bizi sadece sürüklüyor! Kaosa, nefrete, kalleşliğe… Değerlerimize sahip çıkalım! Yalnızca bir zevk olmamalı, bir süre sonra sıkılıp geçiş yapabileceğin bir yaşam olmamalı. Ve asla da olamaz! Rock bizim benliğimizde, değerlerimizin en önünde… Gerçek Metal Ölmez’!!!

Ateme

İlk yazdıklarım ne kadar okundu ya da okunmadı bilemiyorum. Extreminal olarak 2010 yılını dolduruyoruz umarım ki bu hareket daha da devam eder ve her şey olumlu olursa 10′uncu yılımızda güzel bir organizasyon ile taçlandırabiliriz. Siteye 2003 ten beri 500 e yakın kritik sağlamışız, zaman zaman aramıza günübirlik gaz arkadaşlar katılmadı değil, onların yapmış olduğu katkı içinde buradan teşekkür ederim. Kimisi de hatır için siteye yazı veriyordu, onlarında siteden uzaklaşması hiçte zor olmadı ( ee o zaman yapma dedik ve yapmadı ahaha ) Sitenin büyük bir bölümü bana, Fatih’e ve Soner/Erhan ikilisine ait, geri kalanı ise son yıllarda aramıza geçici girip çıkan ve kalıcı olmak isteyen arkadaşlarımıza ait.
Aslında bir çok site var web üzerinde ve Türkiye’de. Çoğu ortamda konser, grup, hatun, arkadaş ortamı uğruna beğenmediği gruplara bile “oovv abi bu ne çok süper” gibi yorumlar yaparken, biz her daim dürüst olduk, bu nedenle kimi çevrelerce sevilmedik. Uzak tutulduk, yalaka olmadık, kimseyi boş yere poh pohlamadık, sırf grup Türk diye “vay abi çok iyisiniz” demedik. Aksine olumlu olacağını düşündüğümüz yorumlar yaptık. Ama düşman bellendik, küfür yedik. İşte Türk metalcisinin sığ ve amele kafası ortaya çıktı. Ülkede oluşan tüm dergi, webzine veya fanzinleri yalaka sanan grup ve grup elemanları doldu piyasamız, herhangi bir gruba hafif olumsuz eleştiri yapacak olsa, grup elemanı veya arkadaşları tarafından gerek” siz kimsiniz ki yorum yapıyorsunuz”, “siz zaten kolpasınız” ” siz çocuksunuz” vs. bunları uzatabilecek tonla yorum işittik, bu hevesimizi yerlere itse de ,EXTREMINAL olarak ayakta kalmayı başarabildiğimizi düşünüyorum.
Dürüst olmam gerekirse hiç bir gruba yalakalık yapmadım.Arkadaşım olan gruplar ile röportaj yaparken bile çok sert sorular sordum, yaa o ne der bu ne der diye düşünmedim.Ama gerçekten bu ülkede bu piyasada birazcık söz sahibi olmak istiyorsan her gruba ooo abisin, paşasın, ağasın çekmen lazım, lazım ki o grup seni paşa bilsin,arkadaşları gelsin senin sitene övgü yağdırsın. Bu kadar acımasız ve yüzeysel bir piyasamız var…
Ben uzun yıllardır herhangi bir Türk gruba kritik yazmıyorum zira ne zaman bir gruba bir şey yazsam e-maillerle taciz ediliyorum,”kolpa oluyorum ” , ” sen kimsin ” oluyorum vs vs . siz ne derseniz deyin ben bu piyasada zaten yıllardır yalnızım, hiç bir grubun yalakası olmama kararım şiddetle devam ediyor. Bizim sitemizi küçük gören, hadi siz anca bilinmedik grupları inceleyin diyen tiplere de rastladım ,maalesef internet alemi genişliyor. Onlara da buradan ufak bir selam olsun, biz herhangi bir tarzın, stilin, grubun, grup tayfasının vs. üyesi, sempatizanı, fanatiği değiliz. Extreminal her zaman kendi tarzını , duruşunu ve gerekliliğin bilmiştir.7 buçuk yıldır bu siteyi ayakta tutuyoruz. Umarım daha nice 7.5 yıllar ayakta durarak, yalakalığın, sahteliğin ve gelip geçici grupların, sitelerin vs. önlerinde en şiddetli duvar olarak durmaya devam ederiz.
Extreme in all
Cenk

Aslına daha önce hiç blog yazısı yazmamıştım,nereden başlayacağıma karar veremiyorum.İlk olduğu ve Extreminal’de olduğu için benim için manevi değeri  çok fazla,2003 te başlamıştık Extreminal hikayesine,asıl hedef dergi çıkarmaktı fakat bize web dergisi işi daha cazip gelmişti belkide,belkide maddi külfetin altından kalamiyacaktık,kim bilir.. aradan yedi buçuk sene geçmiş,gitmiş,biz toyken şimdi orta yaşlara gelmişiz. Neler geldi geçti kim bilir o yıllar içerisinde hayatımdan (hayatımızdan) ama şu an kişisel bir şey yazdığım için kendimden bahsetmeliyim o halde …
Siteye başladığımımda en ateşli zamanlarımı yaşıyordum belkide,her hafta studyoya giren ve bir şeyler üreten bir grubum vardı evet gerçek bir metalci gibi hissediyordum kendimi belkide,birde ufak tefek dergilerde yazılarım yayınlanmıştı.Önemli bir şeyler yapabileceğimi hissediyordum.Kim umursar,kim umursamaz pek umurumda değildi açıkcası,çünkü gayet küçüktük,toyduk ve bu işten heyecan duyuyorduk,halen duyduğumuz gibi…
Metal müziğe başlangıç yaşımız 13-14 ve yıllar daha 2000 olmamıştı.Şimdi takvimlere baktığımızda 2010 yılını geride bıraktığımızı görüyoruz.En azından dolu dolu geçmiş 13-14 sene var bu tarzın içerisinde,kimi zaman üzülüp kendimizi geriye çektiğimiz ,kimi zaman karşlı koyduğumuz kendimizi sahnelere attığımız, kimi zaman yediğimiz tonla kazığa rağmen bu işe baş koyuşumuz bizleri bunca yıldır bu müziğin içerisinde tutan yegane temellerden biridir.Temel sağlam olduğu için yaşımız 30 lara yaklaşmasına rağmen yüzde 60 ımız gibi bu müziği bırakıp arkadan bu müzik çoluk çocuk işi demedik halen !!!

2010 u da yarıladık artık,ne yapalım  yaşımız ilerliyorsa,çevremizde bakıyoruz 40 yaşını geçmiş halen extreme metal için atan kalpleriyle bizlere gaz ve destek veren insanlar var, var ama ne kadar destek veriyolar orası da tartışma konusu olabilir. Kimseye diğerleri gibi bok atan bir insan olmadım ve olamayacağımda,artık böyle gelmiş böyle gider. Hiç bir zaman hiç bir dönemimde kendimi kimseden üstün görüp diğer kişilere bok atmadım,atamadım. Çünkü hayat öyle bir şeydir ki yaptığın illa kıçında bir acı olarak geri dönüyor …

Extreminal’e başlarken içimde bir şeyler yapma ,bir şeyler anlatma ve bilmeyenleri bir şekilde birazda olsa bilinçlendirme hissiyatı vardı.Sen kimsin ki diyebilirsiniz ama müziğe başladığımdan beri hep araştıran,albüm alan ,demo alan ,yurt dışında kim ne yapmış neler etmiş peşinde koşan biri oldum.Eskiden haftalık dergiler ile bilinçlenen, aylık ya da belirli periotlarla çıkan güzel dergilerle de bu bilincimizi ilerilere taşır halde müziği içimize sindiren,pasajlardan ,dükkanlardan aldığımız demolarla ,kasetlerle,cdlerle hatta bunları edindiğimiz kişilerden duyduklarımızla kendimizi geliştirdiğimizi düşünerek belirli bir şekilde bir şeyler ifade etmeye çalıştık.

Yeri geldi haşin saldırgan olduk,yeri geldi kabuğumuza çekildik.Bazılarına göre özenti olduk,bazılarına göre bu işin ustası , göreceli tünellerden geçtik..Artık yılların üzerimizde biriktirdiği deneyimlerle sitemizi güçlendirdik,hiç ama hiç geri çekilmeyi düşünmedik.Konser girişimlerimiz oldu başaramadık,yaklaşık olarak 4-5 sene boyunca distro adı altında dünyanın her bir yanındaki gerek ülkemizin gerekse yurt dışındaki amatör gruplara hep sahip çıktık. Ülkemizdeki gruplar hep götümüze sert bir şekilde kazık atsalarda yurt dışındaki müzik sever ve dostlar sayesinde bu işe tutunduk. Asla vazgeçmeyi düşünmedik yeri geldi geri çektik kendimizi fakat yinede var olmaya çalıştık. Uzun lafın kısası ilk yazımda insanları sıkma niyetim yok fakat yine de içimi döktüğüme inanmaktayım. İster küfür edin,isterse vay be deyin yazıları devam ettirmeye çalışacağım..

Extreme in all  !!!

Cenk A.